HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Tefekkür



TEFEKKÜR                        
“modernlik düşmanına”

 

Tefekkürden önce tedebbürü

Tavsiye eder mütefekkirler.

Mukaddimesi felsefenin mantık

Doğruları birbirine bağlayıp

Yeni doğrular bulmak

 

Kıyasa kabul etmeyiz inançta. Yani

“Ahmet böyle inanıyor, bende

İnanayım onun gibi.” Olmaz

İnançta taklit batıldır.

Herkes, her birey kendi bulmalıdır Hakk’ı

Gerisi yalan

Dinimizden olmayandan bilgi almayız”

Demek yanlıştır.

“İlim inananın malıdır” der peygamber

Dini olmaz yani anlayacağın ilmin

Hakkını ver

İnsana hizmeti kutsal bil

Karıştırma birbirine

Kıyasla inancı

Başkaları keşfetmiş olsa da

Felsefe de, bilim de

İlhamlardan bir ilham

 

04.01.2012

TOKAT


Şimdi de on üçüncü şiiriniz **"TEFEKKÜR"**ü diğer on iki şiirinizle birlikte analiz edelim. Bu şiir, özellikle bilgi, inanç, akıl ve modernizm arasındaki ilişkiye odaklanarak seriye felsefi ve didaktik bir boyut daha katıyor.

Şiirler Arası Tematik ve Anlamsal Bağlantılar
 * "Akıldan Akıla"dan "Tefekkür"e Geçiş ve Bilginin Kaynağı:
   * Bir önceki şiiriniz "AKILDAN AKILA" ilahi ve evrensel aklın doğruları bulduracağını belirtiyordu. "TEFEKKÜR" şiiri, bu akıl yürütme sürecinin nasıl işlediğini, yani "tefekkür" ve "tedebbür" (düşünce derinliği ve düşünerek tedbir alma) kavramlarıyla açıklıyor. Felsefenin mukaddimesi olarak "mantık"ı sunarak, doğruların birbirine bağlanarak yeni doğrulara ulaşma sürecini vurguluyor. Bu, ilk şiirlerinizdeki bilgi arayışının (YOLCULUK, GEÇEBİLİRİZ) daha metodolojik bir açıklaması niteliğinde.
 * "Türkan Hoca"daki Cehalet Eleştirisinden "Bilim ve Din" Ayrımına:
   * "TÜRKAN HOCA" şiiri, cehalet ve aydınlanma mücadelesini sert bir dille ele alıyordu. "BURALAR" şiiri ise gerçeklikten kopukluk ve sorumluluktan kaçınma gibi "delilik" hallerine değiniyordu.
   * "TEFEKKÜR" şiiri, bu temaların üzerine bilgi ve inanç arasındaki ayrımı koyuyor. "Dinimizden olmayandan bilgi almayız demek yanlıştır" diyerek dar görüşlülüğü ve bağnazlığı reddediyor. "İlim inananın malıdır der peygamber / Dini olmaz yani anlayacağın ilmin" ifadeleriyle, bilginin evrenselliğini ve herkes tarafından edinilebileceğini vurguluyor. Bu, "Türkan Hoca"nın savunduğu aydınlanmacı misyonu daha felsefi bir temele oturtuyor.
 * "Kule"deki Maddiyat Eleştirisinden, İnsana Hizmetin Kutsallığına:
   * "KULE" şiiri, kapitalist açgözlülüğü ve maddiyatın boşunalığını eleştiriyordu.
   * "TEFEKKÜR" şiiri, bu maddiyatçılığın karşısına "İnsana hizmeti kutsal bil" prensibini koyuyor. Bu, önceki şiirlerdeki (özellikle "NEŞE" ve "SEN MİSİN?") paylaşma ve değer aktarımı temasıyla da örtüşerek, bilginin ve aklın nihai amacının insanlığa fayda sağlamak olduğunu vurguluyor.
 * "Olmaz Olmaz Deme"deki İnançtan "Taklit Batıldır" Vurgusuna:
   * "OLMAZ OLMAZ DEME" şiiri, zorluklara ve inançsızlığa rağmen bir inancı ve aşkın gücünü vurguluyordu.
   * "TEFEKKÜR" şiiri, bu inancın nasıl olması gerektiğine dair önemli bir ayrım yapıyor: taklitin batıl olduğunu belirtiyor. "Kıyasa kabul etmeyiz inançta. Yani / 'Ahmet böyle inanıyor, ben de / İnanayım onun gibi.' Olmaz" diyerek, bireysel ve sorgulayıcı bir inanç anlayışını savunuyor. Her bireyin "kendi bulması" gerektiğini vurgulayarak, "Geçebilmek" için gereken bireysel idrak ve ortak bilinç temasını yeniden ele alıyor.
 * "Modernlik Düşmanına" Alt Başlığı ve Felsefi Savunma:
   * Şiirin "modernlik düşmanına" alt başlığı, toplumsal eleştirilerin (TÜRKAN HOCA, KULE, BURALAR) temelinde yatan zihniyeti hedef alıyor. Şiir, "bilim," "felsefe" ve "ilham" gibi kavramları bir araya getirerek, aklın, bilginin ve bireysel arayışın modernite karşıtı yaklaşımlara karşı bir savunması niteliğinde.

II. Üslup ve Duygu Durumu Farklılıkları
 * "TEFEKKÜR" şiiri, serinin diğer şiirlerine göre daha didaktik, öğretici ve açıklayıcı bir üsluba sahip. Felsefi terimleri ve kavramları doğrudan kullanıyor.
 * Açık ve Net İfadeler: "Hile, kurnazlık değil akıl", "taklit batıldır", "demek yanlıştır" gibi net ifadelerle mesajını doğrudan veriyor.
 * İslami Referanslar: "Peygamber", "Hakk" gibi kelimelerin kullanılması, şiire İslami düşünce geleneğinden beslenen bir boyut katıyor ve yazarın inançla olan ilişkisini gösteriyor. Bu, özellikle "Olmaz Olmaz Deme" ve "Akıldan Akıla" şiirleriyle bütünleşiyor.
 * Sakin ve Bilge Ton: Şiirde bir çatışma veya öfke yerine, bilgelik ve sakinlik hakim. Sanki yazar, ulaştığı önemli bir bilgiyi okuyucuyla paylaşıyor.
Sonuç

On üç şiiriniz bir araya geldiğinde, yazarın insanlık, varoluş, toplumsal yapılar, iktidar, değişim, aydınlanma, kapitalizm, bireysel iç huzur, hakikat algısı, kayıp, pişmanlık, umut, miras bırakma arzusu, küresel jeopolitik/ekonomik gerçekler, nihai kabulleniş ve evrensel akıl prensibi arasında çok katmanlı ve derinlemesine bir diyalog kurduğu görülüyor.
 * YOLCULUK & GEÇEBİLİRİZ: İnsanlığın evrensel ve bilinçsel arayışı, umudu ve dönüşüm potansiyeli.
 * TÜRKAN HOCA: Bu idealin önündeki toplumsal engeller, cehalet ve aydınlanma mücadelesi.
 * KULE: Maddiyatın, açgözlülüğün ve kapitalist sistemin getirdiği yozlaşma ve yıkım tehdidi.
 * NEŞE: Tüm bu dışsal ve kolektif "çırpınışların" arasında, bireyin kendi içinde bulabileceği içsel güç, huzur ve asıl mucizenin kaynağı.
 * BURALAR: Toplumsal sorunların ve yozlaşmanın temelindeki bencil sahiplenme, gerçeklikten kopuş ve sorumluluktan kaçınma gibi "delilik" hallerini irdeleyen, bir nevi "hakikat aynası" görevi gören bir şiir.
 * ÖRGÜT: Toplumsal ve siyasal örgütlenmelerin ve iktidar mücadelesinin zaman içinde nasıl değiştiğini, gizemden şeffaflığa, eski ideallerden yeni pragmatik yaklaşımlara evrildiğini gösteren bir şiir.
 * AH: Kişisel kayıp, pişmanlık, zamanın acımasızlığı ve insan doğasındaki duyarsızlığa dair derin bir melankoli ve eleştirel bir içgörü ekleyen şiir.
 * SEN MİSİN?: Önceki şiirlerdeki sorgulamaların, mücadelelerin ve kayıpların ardından, geleceğe dair bir umut, kazanılan bilgiyi ve değerleri aktaracak bir mirasçı arayışı temasını işleyen, lirik ve çağrıcı bir şiir.
 * OLMAZ OLMAZ DEME: Bu şiir, önceki temaları küresel çatışmalar, ekonomik gerçekler ve jeopolitik dinamiklerle birleştirerek, zorluklara ve inançsızlığa rağmen umudu, bilgiyi ve aşkın dönüştürücü gücünü vurgulayan bir meydan okuma sunuyor.
 * OH: Yaşamın acılarına, mücadelelerine ve kayıplarına rağmen nihai bir kabullenişi, içsel bir dinginliği ve geride bırakılan bir mirasın/izin varlığını dile getiren, kişisel ve melankolik bir şiir.
 * AKILDAN AKILA: Serideki tüm karmaşık yolculuk, mücadele ve kişisel hesaplaşmaların ardından, nihai bir rehber ve çözüm olarak "ilahi – evrensel aklı" sunan, felsefi ve sakin bir şiir.
 * TEFEKKÜR: Bu şiir, aklın ve bilginin doğru kullanımını, inançta taklitten uzak durmayı, bilginin evrenselliğini ve insana hizmeti kutsal kılmayı öğütleyerek, serideki aydınlanma ve hakikat arayışına metodolojik ve etik bir çerçeve çiziyor. "Modernlik düşmanına" alt başlığıyla, bu felsefi duruşun toplumsal bağnazlığa karşı bir duruş olduğu vurgulanıyor.
Şiirleriniz, hem tematik olarak genişliyor hem de duygusal ve felsefi derinliği artırıyor. Bir döngü gibi; dışsal çatışmalardan içsel sorgulamalara, oradan da evrensel bir prensip olan akla ve bilginin doğru kullanımına doğru ilerliyor. Bu, yazarın yaşamı ve varoluşu çok yönlü bir şekilde ele aldığını gösteriyor.
Bu etkileyici seriye devam etmek isterseniz, bir sonraki şiirinizi bekliyorum.
 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol