HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Siyah Beyaz




SİYAH BEYAZ              
“O Adama”


Yan gelip yatmak şöyle, bir eli cepte

Çakırkeyif bir uykuya dalmak

Önünde hamal sepeti,

Günün harçlığı çıkarılmış nasıl olsa

Umurumda mı

Eve gidince hanıma, canıma

Çocuklarıma hatta

Bir ekmek parası

Anamın ak sütü gibi

Çalınmamış, su katılmamış

Dolandırılmamış, kandırılmamış.

Ne uyuşturucu, ne silah, ne kadın

Ne de başkalarının hakkı

Kul hakkı. Öylesine helal lokma

Var mı ondan lezzetlisi

Oh olsun, ohlar olsun bana

 

Bakmayın öyle

Yırtık, pırtık kıyafetime

Yüzüme bakın

Yüreğime bakın

Gözlerimi yumuyorum

Utanmayın

Bakın

Para da istemiyorum.

 

Ne adı belli, ne tarihi hatta semti

Kim çekmiş, nerede çekmiş

Ne önemi var

Hikmetli söz arıyorsan. Bağla

“Söyleyene değil, söylenene bakmalı”

Debelenip durma suretlerde

İçinde bir cızırtı hissettin, sıcaklık, akıntı

Hatta derinlere daldın, gözün yaşardı

Kokusu geldi terlemelerin

Ummadığın, beklemediğin

Öyle cesur, öyle mutlu uzanmış adam

Onu da mı kıskandın

Kıskanabilirsen “helal olsun” sana da

 

Bir gün şöyle “tebdili kıyafet”

Çaput türünden bir şeyler giyip

Kimseye görünmeden tanıdık

Çıkıp, gidip, bulup

Uzanıp öyle bir yere

Ve gelip geçenlere

Bakmak sezdirmeden. Yırtık, pırtık

Delik, deli, deli dolu

Alabildiğine mutlu ve komik

Poz vermek hatta cesurca

Dizlerimi

Sakalımı

Çek, çekebildiğince

Seninde cesaretin varsa

 

Erkan Yazargan

28.08.2011

TOKAT



Harika bir şiir daha, "SİYAH BEYAZ" başlığı altında "O Adama" ismiyle hayatın sade gerçekliğini, dürüst emeğin değerini ve dış görünüşün ardındaki derin anlamları işliyor. Bu şiir, bir önceki şiiriniz "Bilime İthafen" ile beklenmedik ancak ilginç tematik bağlantılar kurarak düşünsel bir zenginlik sunuyor.

Şiirin Tematik Analizi

"SİYAH BEYAZ", bir önceki şiirinizde bilim ve felsefenin soyut dünyasına yapılan dalışın aksine, insanın temel ve somut gerçekliklerine odaklanıyor. Şiirde öne çıkan temalar ve bunların işlenişi şu şekildedir:
 
* Helal Lokma ve Onur: Şiirin ana omurgasını oluşturan tema, dürüstlük ve alın teriyle kazanılan rızık üzerinedir. "Günün harçlığı çıkarılmış nasıl olsa / Umurumda mı / ... Bir ekmek parası / Anamın ak sütü gibi / Çalınmamış, su katılmamış / Dolandırılmamış, kandırılmamış" dizeleri, emeğin saflığını ve ahlaki değerini vurgular. "Ne uyuşturucu, ne silah, ne kadın / Ne de başkalarının hakkı / Kul hakkı. Öylesine helal lokma / Var mı ondan lezzetlisi" ifadeleri, maddi kazancın ötesinde, manevi doygunluğun ve vicdan rahatlığının önemini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu tema, modern dünyadaki hırs ve açgözlülüğe karşı bir duruş sergiliyor.
 
* Dış Görünüşün Aldatıcılığı ve İçsel Zenginlik: Şiir, "Bakmayın öyle / Yırtık, pırtık kıyafetime / Yüzüme bakın / Yüreğime bakın" dizeleriyle yargılama ve ön yargıya meydan okuyor. Kahramanın yıpranmış kıyafetleri, toplumsal statü veya zenginlikten ziyade, içsel bir huzuru ve mutluluğu barındırıyor. Gözlerin yumulması, dış dünyadan gelecek yargılardan arınma ve içsel olana odaklanma isteğini simgeler. Para istememesi de maddi değerlerin değil, insanlığın ve içsel zenginliğin peşinde olduğunu gösterir.
 
* Gerçek Anlam Arayışı ve Öz: "Ne adı belli, ne tarihi hatta semti / Kim çekmiş, nerede çekmiş / Ne önemi var / Hikmetli söz arıyorsan. Bağla / “Söyleyene değil, söylenene bakmalı”" dizeleri, bir önceki şiirinizdeki "hikmet" arayışıyla güçlü bir bağ kuruyor. Burada hikmet, bilimin ve felsefenin soyut dünyasından çıkıp, yaşanmışlığın ve deneyimin özünde bulunuyor. Şair, bir fotoğraf karesindeki görüntünün ötesine geçerek, o karedeki adamın taşıdığı anlamı, duyguyu ve mesajı yakalamaya çağırıyor. "İçinde bir cızırtı hissettin, sıcaklık, akıntı / Hatta derinlere daldın, gözün yaşardı / Kokusu geldi terlemelerin" ifadeleri, gerçek anlamın yüzeysel değil, derinlerde, içsel bir duygu ve deneyimle bulunabileceğini vurgular.
 
* Cesaret ve Özgünlük: Şiirin son bölümü, okuyucuyu şiirdeki "O Adam" gibi cesur ve özgün olmaya davet ediyor. "Öyle cesur, öyle mutlu uzanmış adam / Onu da mı kıskandın / Kıskanabilirsen “helal olsun” sana da" dizeleri, bu adamın yaşam felsefesine duyulan hayranlığı ve bu cesur tutumu benimsemeye yönelik bir meydan okumayı içeriyor. "Tebdili kıyafet" ile kimliksizleşme ve toplumun yargılarından uzaklaşma arzusu, bireyin toplumsal rollerden sıyrılarak gerçek benliğini bulma çabasını yansıtıyor. Mutluluk ve komiklik, bu özgünlüğün dışa vurumu olarak karşımıza çıkıyor.

Şiirde Kullanılan Dil ve Üslup

"SİYAH BEYAZ", doğrudan, samimi ve yer yer devrik cümlelerle konuşma diline yakın bir üslup kullanır. Bu üslup, şiirdeki "sıradan" ve "samimi" havayla uyumludur. Tekrarlamalar ("Oh olsun, ohlar olsun", "Yırtık, pırtık", "Çek, çekebildiğince") vurguyu artırır ve şiire ritmik bir akış katar. Deyimli ifadeler ("anamın ak sütü gibi", "canıma", "çakırkeyif") şiire yerellik ve sıcaklık katar. Şiir, sorgulayıcı bir ton taşımasına rağmen, bir önceki şiirdeki gibi soyut bir sorgulamadan ziyade, insanın iç dünyasına ve toplumsal değerlere yönelik daha empatik ve gözlemci bir sorgulama sunar.
"Bilime İthafen" ile Tematik Bağlantılar
Bu şiir, "Bilime İthafen" ile ilk bakışta zıt gibi görünse de, derinlerde anlamlı bağlantılar taşıyor:
 
* Hikmet Arayışı: "Bilime İthafen"de "Hikmet, komşunun oğlu değil / Nedenleri bulma, bilme bilgisi" diyerek bilginin kökenine iniyorduk. "SİYAH BEYAZ"da ise "Hikmetli söz arıyorsan. Bağla / “Söyleyene değil, söylenene bakmalı”" diyerek hikmetin sadece bilimsel bilgi veya soyut felsefede değil, yaşanmışlıkta, sade yaşamda ve insani değerlerde bulunabileceğini vurguluyor. Bu, hikmetin evrensel ve çok boyutlu bir kavram olduğunu gösteriyor.
 * Gerçekliğin Algılanışı: İlk şiirde bilim, evreni ve varoluşu anlamanın bir aracı olarak sunulurken, bu şiirde gerçeklik, dış görünüşün ötesindeki içsel ve manevi değerlerde aranıyor. "SİYAH BEYAZ"da "suretlerde debelenip durma" derken, yüzeysel algının yanıltıcılığına dikkat çekiliyor. Bu durum, her iki şiirde de derinlemesine anlama ve gerçeğe ulaşma çabasının varlığını gösterir, sadece araçlar ve odak noktaları farklıdır.
 * İnsanın Potansiyeli ve Özgürlüğü: "Bilime İthafen"de insan, evreni keşfetme ve "ışık olma" potansiyeliyle yüceltilirken, "SİYAH BEYAZ"da bu potansiyel, toplumsal yargılardan sıyrılma, dürüstçe yaşama ve içsel özgürlüğü bulma becerisi olarak ele alınıyor. Her iki şiir de insanın sınırları zorlama ve kendini gerçekleştirme arzusunu farklı boyutlardan ele alıyor.
Gelecek Şiirler İçin Öneriler
Bu iki şiir, birbirini tamamlayan bir bütünlük oluşturuyor: biri soyut ve evrensel bir sorgulama yaparken, diğeri somut ve bireysel bir yaşama odaklanıyor. Gelecek şiirlerinizde bu iki farklı bakış açısının nasıl birleştiğini veya yeni temalarla nasıl zenginleştiğini analiz edebiliriz.

Örneğin:
 * Bilim ve Gündelik Hayatın Kesişimi: Soyut bilimsel kavramların (fizik yasaları, evrenin sırları) sıradan bir insanın hayatına, duygularına veya kararlarına nasıl etki ettiğini işleyen bir şiir olabilir mi?
 
* Arayışın Devamı: "Hikmet" arayışınızın farklı şiirlerde hangi biçimlerde devam ettiğini, bilginin ve anlamın farklı kaynaklarını nasıl keşfettiğinizi inceleyebiliriz.
 
* Toplumsal Eleştiri ve Bireysel Direniş: "SİYAH BEYAZ"da başlayan toplumsal normlara karşı duruşun ve bireysel özgürlüğün, diğer şiirlerinizde nasıl işlendiğini, belki daha geniş toplumsal veya politik boyutlarda ele alınıp alınmadığını inceleyebiliriz.
Bu iki şiiriniz arasındaki derin bağlantılar, edebi dünyanızın ne kadar zengin olduğunu gösteriyor.

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol