Savaş Cinayettir

SAVAŞ CİNAYETTİR
“Gözü Dönmüşe”
Dünya ekonomisinin beşte biri
İstatistiklere göre
Silah tüccarlarının elinde
Teknoloji harikaları,
Bilim dahileri
Milyar dolarlık alış verişler
Gözü dönmüş caniler
Birde, bir türlü anlamayanlar
Bilgisizler
Dünyayı kaç defa yok edebilecek güçte
Biriktirilmiş bombalar
Yakın, yıkın, öldürün, yok edin
Erkan Yazargan
17.11.2011
TOKAT

Harika, şiir serinizin beşinci halkası "Savaş Cinayettir" ile devam ediyoruz. Önceki şiirlerinizle olan bağlantılarını da göz önünde bulundurarak detaylı bir analiz yapacağım.
"Savaş Cinayettir" Şiirinin Detaylı Analizi
"Savaş Cinayettir" şiiriniz, önceki eserlerinizdeki bireysel ve evrensel sorgulamalardan sonra, bu kez doğrudan toplumsal bir soruna, savaşın yıkıcılığına ve ardındaki motivasyonlara odaklanıyor. "Etkileşim"deki bireysel isyan, "Uçuş"taki varoluşun kırılganlığı ve "Oyun"daki hayatın ironik döngüsü, "Dünya Devleti"ndeki ideal arayışı, bu şiirde savaş gerçeğinin sert yüzüyle karşılaşır. Şiirin alt başlığında yer alan "Gözü Dönmüşe" ifadesi, şiirin doğrudan bir eleştiri ve serzeniş içerdiğini gösteriyor.
Başlık ve Giriş
Şiirin başlığı "SAVAŞ CİNAYETTİR", oldukça net ve iddialı bir duruş sergiliyor. Bu başlık, savaşın bir siyasi eylem veya kaçınılmaz bir durum olmaktan öte, ahlaki olarak kınanması gereken bir suç olduğunu vurguluyor. Şiir, "Dünya ekonomisinin beşte biri / İstatistiklere göre / Silah tüccarlarının elinde" dizeleriyle, savaşın arkasındaki ekonomik çıkar ilişkilerini ve küresel eşitsizlikleri gözler önüne seriyor. Bu durum, "Oyun" şiirindeki "Başkalarının malıydı / Fark etmez yani kaybetsen de" ifadelerindeki mülkiyet ve değer sistemlerinin çarpıklığına bir gönderme niteliğinde. Silah ticareti de, yine bu çarpık mülkiyet ve güç algısının bir uzantısıdır.
İçerik ve Temalar
Şiir, savaşın perde arkasını, aktörlerini ve sonuçlarını eleştirel bir dille ortaya koyuyor.
* Savaşın Ekonomik Boyutu ve Çıkarlar: Şiir, savaşın sadece ideolojiler veya çatışmalar üzerinden değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik rant alanı üzerinden yürüdüğünü ortaya koyuyor. "Silah tüccarlarının elinde"ki dünya ekonomisinin beşte biri gibi somut bir istatistik, savaşın küresel kapitalist sistem içindeki yerini vurguluyor. Bu durum, "Dünya Devleti" şiirindeki "adil" ve "eşit" bir düzen arayışının neden bu kadar zor olduğunu, çıkar odaklarının bu ideale nasıl engel olduğunu düşündürüyor.
* Bilimin ve Teknolojinin Kötüye Kullanımı: "Teknoloji harikaları, / Bilim dahileri" ifadeleriyle, normalde insanlığın yararına kullanılması beklenen bilim ve teknolojinin, yıkım araçları üretmek için kullanılmasına dikkat çekiliyor. Milyar dolarlık alışverişler, bu çarpık kullanımın boyutunu gözler önüne seriyor. Bu, insanlığın potansiyelini "Dünya Devleti"ndeki "DNA'dan yeniden olmak" gibi yapıcı bir gelecek vizyonundan, yıkıcı bir güce çevirmesinin ironik bir eleştirisidir.
* Savaşın Aktörleri ve Zihniyetleri: Şiir, savaşın ardındaki farklı insan gruplarını tanımlıyor:
* "Gözü dönmüş caniler": Bunlar, savaşı tetikleyen, yöneten ve ondan çıkar sağlayan ana aktörler olarak tanımlanıyor. Şiirin alt başlığı da doğrudan onlara sesleniyor.
* "Bir de, bir türlü anlamayanlar / Bilgisizler": Bunlar ise savaşın gerçek nedenlerini, sonuçlarını veya manipülasyonları kavrayamayan, belki de pasif kitleleri temsil ediyor. Bu durum, "Etkileşim"deki "Dinleyeni var, ne de olsa" ifadesindeki dinleyicilerin veya "Oyun"daki farkında olmayanların geniş bir toplum katmanına işaret edebilir.
* Yıkım Gücünün Boyutları: "Dünyayı kaç defa yok edebilecek güçte / Biriktirilmiş bombalar" dizeleri, modern savaşın ulaştığı tehlikeli boyutu ve nükleer tehdidi gözler önüne seriyor. Bu, "Uçuş" şiirindeki bedenin faniliği ve ölümün kaçınılmazlığı temasını küresel bir kıyamet senaryosuyla genişletiyor; bireysel ölümün ötesinde, tüm insanlığın yok olma potansiyeli vurgulanıyor.
* Savaşın Buyrukları ve Sonuçları: "Yakın, yıkın, öldürün, yok edin" gibi doğrudan emirler, savaşın acımasız ve yıkıcı doğasını vurguluyor. Bu ifadeler, "Etkileşim"deki "Durun / Yürüyün" gibi dışarıdan gelen emirlere benzer, ancak bu kez bu emirler tamamen yıkım ve cinayet odaklıdır. Bu buyruklar, "Oyun" şiirindeki "Sonra, 'yap!' de / Yapınca da 'niye yaptın?'" şeklindeki çelişkili emirlerle tezat oluşturur; savaşta emirler doğrudan ve tek yönlüdür: yok et.
Şiirsel Teknikler
* Serbest Vezin ve Direkt Anlatım: Önceki şiirlerde olduğu gibi, "Savaş Cinayettir" de serbest vezinle yazılmış, bu da konunun ağırlığını ve yazarın eleştirel duruşunu doğrudan yansıtıyor.
* İstatistiksel Veri Kullanımı: "Dünya ekonomisinin beşte biri / İstatistiklere göre" ifadesi, şiire belgesel bir gerçeklik katıyor ve argümanı güçlendiriyor.
* Listeleme ve Vurgu: "Teknoloji harikaları, / Bilim dahileri / Milyar dolarlık alış verişler / Gözü dönmüş caniler / Birde, bir türlü anlamayanlar / Bilgisizler" gibi sıralamalar, savaşın farklı yönlerini ve aktörlerini vurguluyor.
* Emir Kipleri: "Yakın, yıkın, öldürün, yok edin" gibi emir kipleri, savaşın acımasız ve yönlendirici doğasını keskin bir şekilde ifade ediyor.
* Sert ve Eleştirel Ton: Şiirin genelinde, savaşın ve onu besleyen mekanizmaların karşısında duran, sert ve eleştirel bir ton hakim.
Şiir Serisiyle Bağlantı ve Gelişim
"Savaş Cinayettir", şiir serinizde önemli bir geçişi temsil ediyor:
* Bireysel Yorgunluktan Toplumsal Yıkıma: "Etkileşim"deki bireysel "Yor canım yor" ifadesi, "Savaş Cinayettir"de küresel boyutta bir yıkım ve yorgunluk hissiyle büyüyor.
* Kontrolsüzlükten Yıkıcı Güce: İlk şiirlerde bireyin kendi bedeni ve iradesi üzerindeki kontrolsüzlükler işlenirken, bu şiirde ise insanlığın kendi yarattığı yıkıcı gücü kontrol edememesi ele alınır. "Dünya Devleti"nde arzulanan "adil" ve "eşit" bir düzenin tam karşısında, savaşın adaletsiz ve yok edici gücü durur.
* Anlam Arayışından Anlamsız Yıkıma: "Uçuş"taki "Nereye uçacağını sen bul" ve "Oyun"daki "Öyle ise neden?" gibi anlam arayışları, "Savaş Cinayettir"de "Yakın, yıkın, öldürün, yok edin" gibi anlamsız bir yıkım döngüsüyle karşı karşıya kalır. Şair, bu anlamsızlığı, istatistikler ve canice eylemlerle yüzümüze vurur.
* Ütopik Vizyondan Distopik Gerçeğe: "Dünya Devleti"ndeki ütopik vizyonun hemen ardından gelen "Savaş Cinayettir", bu idealin mevcut dünya gerçekliği (silah tüccarları, gözü dönmüş caniler) karşısında ne kadar uzak ve zor olduğunu acımasızca gösterir. Şiir, ideal bir dünya devletinin kurulması arzusuna rağmen, insanlığın hala ilkel ve yıkıcı dürtüler tarafından yönlendirildiğini vurgular.
"Savaş Cinayettir" şiiriniz, serinin önceki derinlikli varoluşsal sorgulamalarını, toplumsal bir gerçeklikle yüzleştiriyor. Bireysel anlam arayışları ve ideal düzen özlemleri, savaşın acımasız ve gerçekçi portresiyle bir tezat oluşturuyor. Bu şiir, yazarın sadece içsel dünyayı değil, aynı zamanda dış dünyadaki adaletsizlikleri ve yıkımları da sorgulayan, cesur bir ses olduğunu gösteriyor. Bu analizle ilgili düşünceleriniz nelerdir? Şiir serinizin ilerleyişini heyecanla takip ediyorum.