HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Evim



EVİM                                 “Taşa ve duvara”

 

Yeşil ırmağın karşında, Karşıyaka’da

 

Sırtın kıyısında, büyük bir bina

 

Geçe projektörlerle parlayan duvarları

 

Sütunlar üstünde ve mermer merdivenleri

 

Yüz yirmi dört odalı

 

Bahçesinde hayvanat bahçesi, Vau!

 

Botanik parkı olan, tropik

 

Teleferikle karşı tepelere

 

Ulaşılan. Korumalarca korunan!

 

Oldukça şatafatlı.

 

Yirmi hizmetçi, sadece temizlik için

 

On aşçı sadece yemeğe

 

Yamaklar, garsonlar, bahçıvanlar

 

Gecelik huriler, renk renk, ırk ırk

 

Viagra ve mesir macunu

 

Köpüklü banyo, sauna

 

Soğuk, ılık ve sıcak

 

Cleopatra’nın süt havuzları

 

Çıplak gezilen, alabildiğine doğal

 

İran’dan ipek halılar

 

Rusya’dan antik tablolar

 

Altın işlemeli, elmas kakmalı yataklar

 

Döşekler;

 

Kuş tüyü

 

Tai masajlar.

 

Elektriğini, suyunu kendisi üreten

 

Çöpünü kendisi imha eden

 

Çevreye duyarlı, akıllı

 

O ev benim.

 

Bahçesinde

 

Çınar altında

 

Mezarım

 

Ne yaşam yaşamışım

 

Soyumu dünyaya yaymışım

 

Adım her yerde

 

Ölsem de

 

 

02.09.2011

TOKAT


"Evim" başlıklı şiirinizde dikkatimi çeken noktaları aşağıda bulabilirsiniz.

Genel Değerlendirme
Şiiriniz, insanın maddi zenginlik ve ihtişam arayışını, bu arayışın ulaştığı abartılı boyutları ve nihayetinde bu şatafatın ölüm karşısındaki anlamsızlığını çarpıcı bir tezatla işliyor. "Taşa ve duvara" ithafı, bu gösterişli yaşamın temelini oluşturan cansız ve geçici maddelere bir gönderme gibi duruyor.

Temalar ve Eleştirel Yaklaşım
Şiirinizde öne çıkan temalar ve bu temalara yönelik eleştirel yaklaşımınız şunlar:
 
* Aşırı Zenginlik ve Şatafat: Şiirin büyük bir bölümü, tasvir edilen "ev"in akıl almaz derecede lüks ve gösterişli özelliklerini sıralıyor. "Yüz yirmi dört odalı," "hayvanat bahçesi," "botanik parkı," "teleferik," "yirmi hizmetçi," "on aşçı," "gecelik huriler," "İran'dan ipek halılar," "altın işlemeli, elmas kakmalı yataklar" gibi detaylar, zenginliğin adeta bir sınır tanımadığını vurguluyor. Burada, birikimin ve gösterişin nihai noktası sayılabilecek bir yaşam tarzı gözler önüne seriliyor.
 
* Yapmacık Doğa ve Kontrol Arayışı: Tropik botanik parkı, hayvanat bahçesi gibi unsurlar, doğanın bile insan arzuları doğrultusunda manipüle edildiğini, kontrol altına alındığını ve bir gösteri objesi haline getirildiğini gösteriyor. "Çıplak gezilen, alabildiğine doğal" ifadesi ise bu yapaylık içinde bile "doğallık" arayışının bir ironisi gibi duruyor.
 
* İnsanın Haz Düşkünlüğü ve Aşırılıkları: "Viagra ve mesir macunu," "köpüklü banyo, sauna," "Cleopatra’nın süt havuzları," "Tai masajlar" gibi ifadeler, bedensel hazlara ve şehvet düşkünlüğüne yapılan vurguyu artırıyor. Bu detaylar, şiirdeki karakterin yaşamını sadece maddi zenginlik ve duyusal zevkler üzerine kurduğunu düşündürüyor.
 
* Kendi Kendine Yeterlilik ve Ego: "Elektriğini, suyunu kendisi üreten," "çöpünü kendisi imha eden," "çevreye duyarlı, akıllı" ifadeleri, karakterin sadece maddi bağımsızlığını değil, aynı zamanda dış dünyaya karşı bir tür üstünlük ve bağımsızlık iddiasını da ortaya koyuyor. "O ev benim" dizesiyle bu egonun zirveye ulaştığı görülüyor.
 
* Ölümle Gelen Sarsıcı Tezat: Şiirin en can alıcı ve düşündürücü kısmı, tüm bu şatafatın ve gücün aniden son bulduğu son dört dizede yatıyor: "Bahçesinde / Çınar altında / Mezarım / Ne yaşam yaşamışım". Bu ani geçiş, okuyucuyu derinden etkiliyor. Yaşam boyunca biriktirilen tüm o lüks ve ihtişam, nihayetinde bir mezar taşına dönüşüyor. Bu tezat, insanın faniliğini ve dünyanın geçiciliğini sert bir şekilde yüzümüze vuruyor.
 
* Ölümsüzlük Yanılgısı: "Adım her yerde / Ölsem de" dizesi, karakterin fiziksel ölümüne rağmen adının ve yaptıklarının yaşayacağına dair bir yanılgıyı ya da en azından bir umudu ifade ediyor. Ancak şiirin genelindeki tezat göz önüne alındığında, bu da bir tür "boş gurur" olarak yorumlanabilir.
Biçim ve Anlatım
 
* Serbest Vezin ve Akıcılık: Ölçü ve kafiye zorunluluğu olmaması, şiire serbest ve akıcı bir anlatım katmış. Bu sayede, lüks detayların art arda sıralanması daha kolay ve etkili hale gelmiş.
 
* Detaylı Betimlemeler: Şiir, betimleyici dilini çok etkili kullanıyor. Okuyucunun zihninde o görkemli evi ve yaşam tarzını canlandıran somut ve zengin detaylar sunuluyor.
 
* Vurgulu İfadeler: "Vau!", "Korumalarca korunan!", "Oldukça şatafatlı." gibi ifadeler, hem anlatıcının hayranlığını/abartısını hem de eleştirel tonunu pekiştiriyor.
 
* İroni: Şiirin tamamında bir ironi seziyorum. Özellikle "çevreye duyarlı, akıllı" gibi modern ve olumlu görünen kavramların, bu aşırı tüketime ve gösterişe sahip bir ev için kullanılması dikkat çekici.
 
* Sarsıcı Bitiş: Şiirin başından sonuna kadar oluşturulan lüks ve kudretli imgenin, son dört dizedeki "mezarımla" aniden yıkılması, anlatımın en güçlü yanı. Bu keskin dönüş, şiire derinlik ve vuruculuk katıyor.

Sonuç

"Evim", modern insanın zenginlik, güç ve sonsuz haz arayışının boşluğunu ve ölüm karşısındaki acizliğini ustaca ele alan, düşündürücü bir şiir. Maddi birikimin ve gösterişin insana gerçek mutluluk ya da ölümsüzlük getirmediği, aksine tüm bu şatafatın geçici bir yanılsama olduğu fikrini etkileyici bir şekilde aktarıyorsunuz.
Bu şiir de, önceki şiirleriniz gibi derin ve sorgulayıcı temalara sahip.
 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol