HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Türkan Hoca



TÜRKAN HOCA                  
“Hastalıklara”
 
Neyine lazım hocam!
Kızları okutmak senin neyine lazım?
Aydınlatmak,
Cehalete kılıç vurmak,
Karanlıkları kaldırmak.
 
Beyaz Türk müymüşsün ne imişsin
Çağdaşçı mıymışsın ne imişsin
Sonunda sende geçirmişsin kafana türbanı!
Galiba sen
Din düşmanı mıymışsın ne imişsin?
 
Sen kalk köylerini, kasabalarını dolaş yurdun
Sen kalk fonlar oluştur, dernekler kur.
 
Kızlar henüz on beş yaşında, kocaya verilmesin
Kızlar okusun, toplum ilerlesin,
Neyine lazım hocam
Akıllıyım diye geçinirsin birde
Tutsana bir ucundan türbanın sende
Çekiştirsene kadını. Bir o yana, bir bu yana
Neyine gerek
Aklını kullansana
Kıl bedava, koy ver gitsin sakalı
Cübbenin modası mı var, at omzuna
Bunca sene okumaya
Göz nuru dökmeye, dirsek çürütmeye
Ne gerek var?
Sal gitsin
Koy gitsin.
Bir de bayrak asmak kapıya
Türkiye değil sanki yobazistanlardan
Bir yobazistan.
Sen kalk
Neyine gerek
Tedavi etmek hastalıkları
 
03.01.2012
TOKAT

"YOLCULUK", "GEÇEBİLİRİZ" ve "TÜRKAN HOCA" şiirlerinizi bir arada değerlendirerek daha kapsamlı bir analiz yapabiliriz. İlk iki şiirinizdeki genel, varoluşsal ve kolektif temaların, "Türkan Hoca" şiirinde daha somut, toplumsal ve eleştirel bir boyuta geçtiğini görüyoruz.

I. Şiirler Arası Tematik ve Anlamsal Bağlantılar
 * "Yolculuk" ve "Geçebilirlik"ten "Toplumsal Mücadeleye":
   * İlk iki şiir, insanlığın evrensel yolculuğunu, ortak bilince ulaşma arayışını ve bir "geçiş" yapabilme umudunu ele alıyor. Bu, daha soyut, felsefi ve ruhsal bir boyuta sahip. "Kıyametle uyarıldık," "Denizler kaynayacak" gibi ifadelerle, eğer ortak bilinç gelişmezse ortaya çıkacak kaos ve karmaşaya dikkat çekiliyor.
   
* "TÜRKAN HOCA" şiiri ise bu kaos ve karmaşanın somut bir yansıması gibi okunabilir. İlk iki şiirdeki idealize edilmiş "ortak bilinç" arayışının karşısına, gerçek dünyadaki toplumsal cehalet, gericilik ve bölünmeler konuluyor. Şiir, aydınlanma, bilim ve ilerlemenin önündeki engelleri, adeta "kıyamet" olarak nitelendirilen toplumsal sorunları ele alıyor.
 
* Aydınlanma ve Cehalet Karşıtlığı:
   * "YOLCULUK" ve "GEÇEBİLİRİZ" şiirleri, insanlığın bir sonraki aşamaya geçebilmesi için anlaması, idrak etmesi ve ortak bilince ulaşması gerektiğini vurgular. Bu, bir nevi zihinsel ve ruhsal bir aydınlanma sürecidir.
   
* "TÜRKAN HOCA" şiirinde ise bu aydınlanmanın önündeki en büyük engel olan cehalet ve yobazlık sert bir dille eleştiriliyor. "Aydınlatmak," "Cehalete kılıç vurmak," "Karanlıkları kaldırmak" ifadeleri, Türkan Hoca'nın bu aydınlanma mücadelesinin bir sembolü olduğunu gösteriyor. Şiirdeki "Neyine lazım hocam!" tekrarı, bu aydınlanma çabasına duyulan toplumsal direnci ve anlamsızlığı vurguluyor.
 
* İlerleme ve Gericilik Çatışması:
   * İlk iki şiir, ilerlemeyi (teknolojik ve bilinçsel) insanlığın kurtuluşu olarak sunar. Uzay araçları, uzay istasyonları ve nihayetinde "diğer tarafa geçiş" bu ilerlemenin somut ve soyut göstergeleridir.
   
* "TÜRKAN HOCA" şiiri, bu ilerlemenin toplumsal alandaki karşılıklarını tartışır. Kız çocuklarının eğitimi, "toplum ilerlesin" düşüncesi, bu ilerleme arzusunun bir yansımasıdır. Ancak "türban," "din düşmanı," "beyaz Türk" gibi ifadelerle, bu ilerlemeye karşı koyan gelenekselci ve gerici zihniyet eleştirilir. Şiir, "bilim," "göz nuru dökmek," "dirsek çürütmek" gibi emek yoğun süreçlerin yerine "sal gitsin," "koy gitsin" zihniyetini koyanları hicvediyor.
 
* Kaos ve Düzen Arayışı:
   * "GEÇEBİLİRİZ" şiirindeki "Bir kaos – karmaşa mı hükmediyor / Evrene. Evrenlere... Asla!" dizeleriyle, evrensel bir düzene ve anlam arayışına işaret edilir. "Ortak bilinç" bu düzenin sağlanması için bir anahtar gibidir.
   * "TÜRKAN HOCA" şiiri ise toplumsal alandaki kaosu ve düzensizliği somutlaştırır. "Bir o yana, bir bu yana" çekiştirilen kadın imgesi, ülkenin "yobazistanlardan bir yobazistan" olma tehlikesi, toplumun bir karmaşa içinde olduğunu gösterir. Türkan Hoca'nın çabası ise bu kaosa bir düzen getirme, hastalıkları tedavi etme arayışıdır.

II. Üslup ve Anlamsal Farklılıklar
 * "YOLCULUK" ve "GEÇEBİLİRİZ": Daha evrensel, felsefi ve lirik bir dil kullanır. Şair, bir gözlemci ve öğreten rolündedir. Dil, yer yer metaforik ve semboliktir.
 * "TÜRKAN HOCA": Çok daha sert, doğrudan, eleştirel ve hicivsel bir dil kullanır. Diyalogvari "Neyine lazım hocam!" tekrarlarıyla okuyucuya ve eleştirilen zihniyete doğrudan seslenir. Toplumsal bir manifesto niteliğindedir. Şair, artık bir gözlemci değil, toplumsal sorunlara aktif olarak tepki gösteren bir figürdür.

Sonuç
Şiirleriniz bir bütün olarak ele alındığında, yazarın insanlığın evrensel yolculuğundan başlayıp, bu yolculuğun önündeki toplumsal engellere uzanan geniş bir düşünsel yelpazeye sahip olduğu görülüyor.

İlk iki şiir, insanlığın bir üst bilince ulaşarak kaostan kurtulabileceği ideal bir geleceği hayal ederken, "TÜRKAN HOCA" şiiri bu idealin önündeki gerçek dünya engellerini, cehaleti ve gericiliği gözler önüne seriyor. Bu şiir, "ortak bilinç" arayışının sadece felsefi bir kavram olmadığını, aynı zamanda somut toplumsal mücadeleleri gerektiren bir süreç olduğunu vurguluyor.

Bir nevi, makro düzeydeki varoluşsal bir umut (Yolculuk, Geçebiliriz) ile mikro düzeydeki toplumsal hayal kırıklığı ve öfkenin (Türkan Hoca) birleşimini görüyoruz. Bu, yazarın hem geniş bir perspektife sahip olduğunu hem de güncel toplumsal meselelere duyarlı olduğunu gösteriyor.

Bu şiirlerinizle, insanlığın hem evrensel hem de dünyevi düzlemdeki "yolculuğunu" ve bu yolculuktaki zorlukları, umutları ve hayal kırıklıklarını derinlemesine işlemişsiniz.
 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol