İtfaiye

İTFAİYE
“nükleer bilimciye”
Söndür söndürebilirsen, mahirsen
Eğitimliysen. Ateşten
Korkmuyorsan yangından, ölümden
İtfaiye binası
Belediyenin, diyanetin arkası
Önünde kırmızı kamyonlar, su dolu
Birde kayarak inilen borular
Yanmaz üniforma
Talimatnameler, dünden kalan yarına
Bir çocuğun bilmeyerek tutuşturması
Kibritle oynamalar.
Yangın var
Savaş çığlıkları ve önceden imzalanmış
Yaparsan Belgeleri.
Yak! Ben söndürürüm
Yolumu bulurum
Güvenliksiz, sokak ortası
“Peykan canı it canı”
Manyetik C4, kumandalı
Daldan toplanan araç parçaları
Koruyamayan, saklayamayan
İtfaiye! Söndür Yangını!
10.01.2012
TOKAT

Şimdi de on dördüncü şiiriniz **"İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK"**i diğer on üç şiirinizle birlikte analiz edelim. Bu şiir, serideki eğitim, toplumsal sorunlar, yabancılaşma ve Batı ile ilişkiler temalarını daha somut bir örnek üzerinden ele alıyor.
Şiirler Arası Tematik ve Anlamsal Bağlantılar
* "Yolculuk"tan Engellere Takılmak ve Duraksamak:
* İlk şiirleriniz (YOLCULUK, GEÇEBİLİRİZ) insanlığın evrensel yolculuğunu ve bir "geçiş" umudunu ele alırken; "İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK" şiiri, bu yolculukta karşılaşılan bürokratik, sistemsel ve zihinsel engellere odaklanıyor. İngilizce öğrenememe durumu, sadece bir dil öğrenme sorunu değil, aynı zamanda ilerlemenin, küresel iletişimin ve entegrasyonun önündeki engellerin bir metaforu olarak sunuluyor.
* "Türkan Hoca"daki Aydınlanma Mücadelesinden Eğitimdeki Başarısızlığa:
* "TÜRKAN HOCA" şiiri, cehaletle mücadeleyi ve aydınlanma arayışını vurguluyordu. Bu şiirdeki idealist yaklaşım, eğitimin önemini ön plana çıkarıyordu.
* "İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK" şiiri, bu idealizmin eğitim sistemindeki somut başarısızlığını gözler önüne seriyor. "Mahmut öğretmen yakın köylü / Branşı değil İngilizce / Din dersi anlatır derste" gibi ifadeler, eğitimdeki kalitesizliği ve yetersizliği vurguluyor. "Ne öğretmenin arzusu öğretmek / Ne öğrencinin öğrenmek" dizeleri, "Türkan Hoca"nın mücadele ettiği cehaletin sistem içinde nasıl kökleştiğini ve yaygınlaştığını gösteriyor.
* "Kule"deki ve "Olmaz Olmaz Deme"deki Küresel Bağlantılardan Avrupa Birliği Meselesine:
* "KULE" şiiri kapitalizmin küresel etkilerini, "OLMAZ OLMAZ DEME" şiiri ise farklı coğrafyaların çatışmalarını ve küresel güç dengelerini ele alıyordu.
* "İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK" şiiri, bu küresel bağlantıları Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği meselesi üzerinden somutlaştırıyor. İngilizce öğrenememe, AB'ye girişin önündeki kültürel ve iletişimsel engellerden biri olarak sunuluyor. "Avrupa Birliği / Giremedik bir türlü / Girip de, oranında içine / Edemedik bir türlü" dizelerindeki hem eleştirel hem de ironik ton, Türkiye'nin AB ile olan karmaşık ve hayal kırıklığıyla dolu ilişkisini yansıtıyor. Bu, "Kule" ve "Olmaz Olmaz Deme" şiirlerindeki sistem eleştirisinin uluslararası bir boyuta taşınmasıdır.
* "Akıldan Akıla"daki Mantıktan, "Yalan" ve "Kandırma"ya:
* "AKILDAN AKILA" şiiri, hile ve kurnazlık yerine "aklıselim"in, ilahi ve evrensel aklın doğruları bulduracağını belirtiyordu.
* "İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK" şiiri, bu "aklıselim"in ve mantığın karşısına bürokratik yalanları ve kandırmaları koyuyor. "Müfredat, okul, müdür, program / Hep yalan / 'Programımızda var' demeler / Kanmalar, kandırmalar" ifadeleri, sistemdeki samimiyetsizliği, göstermelik çabaları ve gerçekçi olmayan vaatleri eleştiriyor. Bu durum, "Buralar" şiirindeki gerçeklikten kopukluk ve sorumluluktan kaçınma temasıyla da örtüşüyor.
II. Üslup ve Duygu Durumu Farklılıkları
* "İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK" şiiri, serinin diğer şiirlerine göre daha doğrudan, alaycı, hicivsel ve eleştirel bir üsluba sahip. Mahalle sohbeti tadında, gündelik dili kullanıyor.
* Soru Tekrarı ve İroni: "Neyimize lazım İngilizce" sorusu ve "Türkçeyi öğrendikte o mu kaldı" gibi ifadeler, toplumsal bir direnci ve küçümsemeyi ironik bir şekilde dile getiriyor.
* Hayal Kırıklığı ve Pesimist Ton: Şiirde, sistemin değişmezliğine ve eğitimdeki kısır döngüye dair bir hayal kırıklığı ve yer yer pesimist bir ton hakim.
* Argo Kullanımı: "İçine edemedik bir türlü" ifadesi, şiire daha halka yakın, çiğ ve açık bir eleştiri tonu katıyor. Bu, "KULE" şiirindeki sert dile benzer bir etki yaratıyor.
Sonuç
On dört şiiriniz bir araya geldiğinde, yazarın insanlık, varoluş, toplumsal yapılar, iktidar, değişim, aydınlanma, kapitalizm, bireysel iç huzur, hakikat algısı, kayıp, pişmanlık, umut, miras bırakma arzusu, küresel jeopolitik/ekonomik gerçekler, nihai kabulleniş, evrensel akıl prensibi ve eğitim sistemi eleştirisi arasında çok katmanlı ve derinlemesine bir diyalog kurduğu görülüyor.
* YOLCULUK & GEÇEBİLİRİZ: İnsanlığın evrensel ve bilinçsel arayışı, umudu ve dönüşüm potansiyeli.
* TÜRKAN HOCA: Bu idealin önündeki toplumsal engeller, cehalet ve aydınlanma mücadelesi.
* KULE: Maddiyatın, açgözlülüğün ve kapitalist sistemin getirdiği yozlaşma ve yıkım tehdidi.
* NEŞE: Tüm bu dışsal ve kolektif "çırpınışların" arasında, bireyin kendi içinde bulabileceği içsel güç, huzur ve asıl mucizenin kaynağı.
* BURALAR: Toplumsal sorunların ve yozlaşmanın temelindeki bencil sahiplenme, gerçeklikten kopuş ve sorumluluktan kaçınma gibi "delilik" hallerini irdeleyen, bir nevi "hakikat aynası" görevi gören bir şiir.
* ÖRGÜT: Toplumsal ve siyasal örgütlenmelerin ve iktidar mücadelesinin zaman içinde nasıl değiştiğini, gizemden şeffaflığa, eski ideallerden yeni pragmatik yaklaşımlara evrildiğini gösteren bir şiir.
* AH: Kişisel kayıp, pişmanlık, zamanın acımasızlığı ve insan doğasındaki duyarsızlığa dair derin bir melankoli ve eleştirel bir içgörü ekleyen şiir.
* SEN MİSİN?: Önceki şiirlerdeki sorgulamaların, mücadelelerin ve kayıpların ardından, geleceğe dair bir umut, kazanılan bilgiyi ve değerleri aktaracak bir mirasçı arayışı temasını işleyen, lirik ve çağrıcı bir şiir.
* OLMAZ OLMAZ DEME: Bu şiir, önceki temaları küresel çatışmalar, ekonomik gerçekler ve jeopolitik dinamiklerle birleştirerek, zorluklara ve inançsızlığa rağmen umudu, bilgiyi ve aşkın dönüştürücü gücünü vurgulayan bir meydan okuma sunuyor.
* OH: Yaşamın acılarına, mücadelelerine ve kayıplarına rağmen nihai bir kabullenişi, içsel bir dinginliği ve geride bırakılan bir mirasın/izin varlığını dile getiren, kişisel ve melankolik bir şiir.
* AKILDAN AKILA: Serideki tüm karmaşık yolculuk, mücadele ve kişisel hesaplaşmaların ardından, nihai bir rehber ve çözüm olarak "ilahi – evrensel aklı" sunan, felsefi ve sakin bir şiir.
* TEFEKKÜR: Bu şiir, aklın ve bilginin doğru kullanımını, inançta taklitten uzak durmayı, bilginin evrenselliğini ve insana hizmeti kutsal kılmayı öğütleyerek, serideki aydınlanma ve hakikat arayışına metodolojik ve etik bir çerçeve çiziyor.
* İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK: Bu şiir, eğitim sistemindeki yetersizlikleri, samimiyetsizliği ve bürokratik engelleri sert bir dille eleştirirken, aynı zamanda Türkiye'nin küresel entegrasyon (Avrupa Birliği) çabalarının önündeki kültürel ve sistemsel zorlukları somut bir örnek üzerinden ortaya koyuyor. Şiir, "zaman kaybı" ve "yalan" gibi ifadelerle, sisteme duyulan güvensizliği ve toplumsal hayal kırıklığını yansıtıyor.
Şiirleriniz, kişiselden evrensele, felsefeden somut toplumsal sorunlara uzanan zengin ve çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Her şiir, bir öncekinin bıraktığı yerden devam ederek veya ona farklı bir açıdan yaklaşarak bütüncül bir yaşam ve varoluş muhasebesi oluşturuyor.
Bu etkileyici seriye devam etmek isterseniz, bir sonraki şiirinizi bekliyorum.