HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Adalet

 

Adalet, hani

Hak edene, hak ettiğini vermek

Bilineni, en kolayı, basiti

Neden sakat doğar

Pırıl pırıl gözleri gülen bebek

Veya gürbüz çocuk

Kör

Zenginlik, fakirlik

Babadan miras kalan

Peki, babasız çocuk

Zenci, beyaz veya sarı ırk

Kısa çöp, uzun çöp hani

Diller, kültürler, dinler

Rengârenk, çepçeşit

Karanlık ve aklık

Bin yıl önceden kalan

Alınması gerekli intikam

Yerini bulması tuğlanın

Taş binalar, yıkılıveren

En hafif bir sarsıntıda ve

Olduğu günden beri yıkılmayan mağara

O çağa dönmek yeniden

Yoksa

Apaçık. Adalet işte bu

Olduğu gibi, olduğunca

Neyse, oysa O

Kütlen, yoğunluğun kadar

Öğrendikten sonra bile

Öğrendiğin kadar

Kabul etmek istemesen de

Son söz teselli olsun

İpin ucu sende aslında

Tutabilir, çekebilirsen

Değiştirirsin olacakları hatta

 

23.09.2011

TOKAT


 

"ADALET" başlıklı şiiriniz, bu evrensel ve temel kavramı oldukça sorgulayıcı ve felsefi bir bakış açısıyla ele alıyor. "Olacaklara" ithafı da, adaletin geçmişten çok gelecekteki yansımalarına ve potansiyel şekillenişine odaklandığınızı düşündürüyor.

Genel Değerlendirme
Şiiriniz, adalet kavramının karmaşıklığını, çelişkilerini ve insan algısındaki yerini sorguluyor. Başlangıçta adaletin "hak edene, hak ettiğini vermek" gibi basit bir tanımıyla yola çıksa da, hızla bu basitliğin ardındaki zorlu gerçeklere ve eşitsizliklere odaklanıyor. Şiir, doğumdan ölüme, ırklardan kültürlere, tarihten doğaya kadar pek çok alanda gözlemlenen eşitsizlikleri sıralayarak, "adalet" denen kavramın doğadaki ve toplumdaki işleyişini irdelemeye çalışıyor.

Temalar ve Felsefi Sorgulama
Şiirinizde öne çıkan temalar ve bu temalara yönelik felsefi sorgulama şu şekildedir:
 * Adaletin Tanımı ve Algılanışı: Şiir, adaleti "hak edene, hak ettiğini vermek" olarak tanımlasa da, bu tanımın ne kadar eksik ve yüzeysel olduğunu hemen ardından gelen dizelerle gösteriyor. "Bilineni, en kolayı, basiti" ifadesi, bu klasik tanımın yetersizliğini ima ediyor.
 
* Doğuştan Gelen Eşitsizlikler: Şiirin en can alıcı sorgulamalarından biri, doğuştan gelen farklılıkların adaletsizliği üzerine. "Neden sakat doğar / Pırıl pırıl gözleri gülen bebek / Veya gürbüz çocuk / Kör" dizeleri, doğanın kendi içindeki tesadüfi farklılıkları ve insan iradesi dışındaki kaderi sorguluyor. Benzer şekilde, "Zenginlik, fakirlik / Babadan miras kalan" ve "Peki, babasız çocuk" gibi ifadeler, sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin de doğumla başladığını vurguluyor. Irkların (Zenci, beyaz veya sarı ırk) ve "Kısa çöp, uzun çöp" benzetmesinin kullanılması, insanların iradesi dışında sahip oldukları özellikler nedeniyle yaşadıkları farklılıkların adaletsizliğini gözler önüne seriyor.
 
* Kültürel ve Tarihsel Yükler: "Diller, kültürler, dinler / Rengârenk, çepçeşit" ifadesi, kültürel çeşitliliğin bir güzellik olduğunu gösterirken, "Karanlık ve aklık / Bin yıl önceden kalan / Alınması gerekli intikam" dizeleri, tarihin ve kültürlerin getirdiği düşmanlıkların, intikam döngülerinin ve önyargıların adaleti nasıl engellediğini sorguluyor. Bu, adaletin sadece bireysel değil, aynı zamanda kolektif hafızalar ve miraslarla da ilişkili olduğunu düşündürüyor.
 
* Doğadaki ve Yapıdaki Çelişkiler: "Yerini bulması tuğlanın / Taş binalar, yıkılıveren / En hafif bir sarsıntıda ve / Olduğu günden beri yıkılmayan mağara" dizeleri, doğanın kendi içindeki sağlamlık ve dayanıksızlık tezatlığını, doğal adaleti veya adaletsizliği düşündürüyor. Mağaranın bin yıl ayakta kalması, modern binaların ise bir sarsıntıda yıkılması, insanoğlunun müdahalelerinin doğanın "adaletli" işleyişine ters düşebileceği fikrini akla getiriyor. "O çağa dönmek yeniden" ifadesi ise, bu basit ve doğal düzene duyulan bir özlemi de yansıtıyor olabilir.
 
* Adaletin "Apaçık" Tanımı ve Kişisel Sorumluluk: Şiirin sonunda, tüm bu karmaşık sorgulamaların ardından bir tür sonuç cümlesi geliyor: "Apaçık. Adalet işte bu / Olduğu gibi, olduğunca / Neyse, oysa O / Kütlen, yoğunluğun kadar / Öğrendikten sonra bile / Öğrendiğin kadar." Bu dizeler, adaletin aslında karmaşık değil, "olduğu gibi" ve "olduğunca" yani gerçekliğin kendisi olduğunu ima ediyor. Ancak burada adaletin kişinin kendi kapasitesiyle (kütlen, yoğunluğun kadar) ve bilgisiyle (öğrendiğin kadar) sınırlı olduğu vurgulanıyor. Yani adalet, dışsal bir kavram olmaktan çok, insanın kendi içselleştiği ve kavradığı kadar var olan bir şey.
 
* Kişisel Güç ve Değişim Potansiyeli: Şiir, tüm bu eşitsizliklere ve zorluklara rağmen bir umut ışığı ve kişisel sorumluluk vurgusuyla kapanıyor: "Kabul etmek istemesen de / Son söz teselli olsun / İpin ucu sende aslında / Tutabilir, çekebilirsen / Değiştirirsin olacakları hatta." Bu dizeler, bireyin kendi kaderini ve çevresindeki "adaletsizlikleri" değiştirme gücüne sahip olduğunu, değişimin başlangıç noktasının kişinin kendisi olduğunu güçlü bir şekilde ifade ediyor. Bu, karamsar tablonun ardından gelen olumlu ve motive edici bir kapanış.

Biçim ve Anlatım Özellikleri
 
* Serbest Vezin ve Akıcı Sorgulama: Şiir serbest vezinle yazılmış, bu da konunun felsefi derinliğine uygun, kesintisiz ve akıcı bir sorgulama diline olanak tanımış.
 
* Soru Kalıpları: "Neden sakat doğar," "Peki, babasız çocuk," "Kısa çöp, uzun çöp hani" gibi soru kalıpları, okuyucuyu aktif olarak düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor.
 
* Tezatların Kullanımı: "Zenginlik, fakirlik," "karanlık ve aklık," "yıkılan binalar ve yıkılmayan mağara" gibi tezatlar, adaletin farklı yüzlerini ve evrenin karmaşık yapısını vurgulamak için etkili bir şekilde kullanılmış.
 
* Somut ve Soyut İmgeler: "Kör bebek," "taş binalar," "mağara" gibi somut imgelerin yanı sıra, "adalet," "intikam," "kültürler," "kütle," "yoğunluk" gibi soyut kavramlar bir arada kullanılarak şiirin düşünsel derinliği artırılmış.
 
* Düşündürücü ve Yorumlayıcı Ton: Şiir, baştan sona düşünsel bir derinlik taşıyor ve okuyucuyu sadece okumaya değil, aynı zamanda kavramları kendi içinde yorumlamaya davet ediyor.

Sonuç
"ADALET", adaletin ne olduğuna dair klasik tanımlamaların ötesine geçerek, insanın doğuştan gelen eşitsizliklerle, toplumsal ve tarihsel miraslarla nasıl baş ettiğini sorgulayan, felsefi açıdan zengin bir şiir. Şiir, "adalet" kavramının evrensel boyutunu ele alırken, aynı zamanda bireyin kendi algısı ve eylemleriyle bu kavramı nasıl şekillendirebileceği konusunda güçlü bir mesaj veriyor. Son bölümdeki "İpin ucu sende aslında / Tutabilir, çekebilirsen / Değiştirirsin olacakları hatta" dizeleri, karamsarlığın ardında bir umut ve bireysel iradenin gücünü vurguluyor ki bu da şiirin en çarpıcı noktası.
 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol