HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Hangi Film



HANGİ FİLM         
“O Filme”

 

Ahşap çit duvar

Domates soslu makarna

Siyah – beyaz Eiffel Kulesi tablo

Çizgili gömlek, ince – kalın

Otel odası.            

Alış - veriş çantası

Burnunu çeken adam

Kötü yola düşmüş! Genç kadın

Bedavadan orman odunuyla ısınan ev

Tarlada kuru ot, el arabası

“Salak, salak” gülen genç

Marketten alış – veriş, kasalara dolu ıspanak

“iyi ki doğdun” la elini yıkayan dahi

Gece yürüyüşü ormanda, gecenin karanlığında

Köpek sesleri, yeni tıraşlı polis

Rus, Polonyalı kaçak göçmenler ve

Sonunda bir insan öldü.

Sürekli bunları düşünüp duran

“Maden suyu” da tükenmiş

Nasıl bir adam olduğunu biliyorum!

Silvia’nın tatlı ikizleri

Gerçeği bilmek, hayli zor görünür

Sorun Robert’te

Şömineye kesilen odun, hızarla

Kendini işine veren hırsız

Bil bakalım hangi film?

 

 

29.11.2011

TOKAT

“Gülümsemeler kitabından”

"HANGİ FİLM" Şiirinin Detaylı Analizi

Şiir serinizin on yedinci halkası olan "HANGİ FİLM", önceki şiirlerinizdeki temalara edebi bir gönderme yaparak, modern yaşamın karmaşıklığı, suç, adalet, göç, kimlik ve varoluşsal gerçeklik gibi konuları bir filmin atmosferi üzerinden işliyor. Şiir, özellikle "Oyun"daki kader ve kontrolsüzlük, "Savaş"lardaki şiddet ve ölüm, "Hezimet"teki toplumsal sorunlar, "Yakmalı Yıkmalı"daki eleştirel gözlem, "Töre Değil"deki adalet arayışı, "Damgalar"daki kimlik ve aidiyet ve "Kendini Anlat Bana"daki yüzeysel tanımların ötesindeki öz arayışı temalarıyla güçlü bağlar kuruyor. Şiirin alt başlığı "O Filme", şairin belirli bir filmden esinlendiğini ve bu film üzerinden kendi düşüncelerini aktardığını gösteriyor. Şiir, okuyucuyu da bu gizemi çözmeye davet ediyor.

Başlık ve Giriş
Şiirin başlığı "HANGİ FİLM", doğrudan bir soru yönelterek okuyucuyu bir bilmeceye davet ediyor. Şiir, bir filmden sahneler, karakterler ve detaylar sunarak, bu atmosferi canlandırmayı amaçlıyor. "Ahşap çit duvar / Domates soslu makarna / Siyah – beyaz Eiffel Kulesi tablo / Çizgili gömlek, ince – kalın / Otel odası." dizeleriyle başlayan kısım, bir filmden alınmış gibi duran görsel ve duyusal detaylarla bir atmosfer yaratıyor. Bu detaylar, modern Avrupa şehir yaşamı, belki bir otel odasının yalnızlığı ve yabancılık hissiyle bağlantılı olabilir.

İçerik ve Temalar
Şiir, bir filmin çeşitli unsurlarını kullanarak modern dünyanın sorunlarını, bireysel yaşamları ve suçun doğasını ele alıyor.
 
* Modern Yaşam ve Yabancılaşma: Şiirin başlangıcındaki "Otel odası" ve devamındaki "Alış - veriş çantası", "Marketten alış – veriş" gibi imgeler, modern şehir yaşamının rutinini, bireysel tüketimi ve bir tür yalnızlığı ima ediyor.
 
* Toplumsal Sorunlar ve Dışlanmışlık: "Burnunu çeken adam / Kötü yola düşmüş! Genç kadın / Bedavadan orman odunuyla ısınan ev / Tarlada kuru ot, el arabası" gibi imgeler, yoksulluk, bağımlılık, fahişelik, kırsal kesimdeki zorlu yaşam koşulları ve genel olarak toplumun alt katmanlarındaki zorlukları gözler önüne seriyor. "Bedavadan orman odunuyla ısınan ev" ifadesi, geçim sıkıntısı çeken insanların doğaya yönelme ihtiyacını vurguluyor. Bu, "Hezimet" şiirindeki "yokluk, yoksulluk, sefalet ve rezalet" temasıyla örtüşüyor.
 
* Suç ve Cehalet: "Salak, salak” gülen genç" ve "Hızarla / Kendini işine veren hırsız" gibi karakterler, suç dünyasının veya toplumsal sapmaların farklı yüzlerini gösteriyor. Hırsızın işine kendini vermesi, belki de modern yaşamın anlamsızlığı içinde bir kaçış veya varoluşsal bir tatmin arayışını ironik bir dille sunuyor. "Salak, salak gülen" genç, "Hezimet" ve "Yakmalı Yıkmalı" şiirlerindeki cehalet eleştirisiyle bağlantılıdır; düşüncesizlik ve anlamsız bir neşe, trajik olayların zeminini oluşturabilir.
 
* Göçmenlik ve Yabancılık: "Rus, Polonyalı kaçak göçmenler", günümüz dünyasının önemli sorunlarından biri olan göçmenlik meselesini, kimliksizliği ve belirsizliği dile getiriyor. Bu durum, "Damgalar" şiirindeki obaların kimliklerini damgalar üzerinden belirleme ve "Kendini Anlat Bana"daki kimliğin yüzeysel tanımlardan ötesi olduğu arayışıyla keskin bir tezat oluşturuyor; göçmenler için kimlik ve aidiyet, çok daha karmaşık bir hal alıyor.
 
* Ölüm ve Şiddet: "Sonunda bir insan öldü." dizesi, şiirin en çarpıcı ve soğuk gerçekliği. Filmin sonunda bir ölümün gerçekleşmesi, şiirin genelindeki gerilimi ve toplumsal sorunların vardığı noktayı gösteriyor. Bu dize, "Savaş Cinayettir" ve "Savaş" şiirlerindeki "cinayet" temasıyla doğrudan bağlantılıdır. Savaşın genel yıkımı yerine, bu kez modern yaşamın içindeki bireysel bir trajedinin yansımasıdır. Aynı zamanda "Töre Değil" şiirindeki kadın cinayetleri ve cinayetin meşrulaştırılması temasıyla da birleşiyor; burada ise ölüm, belki de toplumsal koşulların doğal bir sonucudur.
 
* Gerçeklik ve Algı: "Gerçeği bilmek, hayli zor görünür / Sorun Robert’te" dizeleri, filmin (veya yaşamın) karmaşık doğasına işaret ediyor. Gerçeğin kolayca anlaşılamayacağı, hatta belirli bir karakterin (Robert) sorunların kaynağı olabileceği ima ediliyor. Bu durum, "Kendini Anlat Bana" şiirindeki hakikati arayışla ve "Şeyh Bedrettin"deki iftiralarla karartılan hakikat temasıyla örtüşüyor; filmlerde olduğu gibi, hayatta da gerçeği ayırt etmek zor olabilir.
 
* Teknolojik İlerleme ve Anlamsızlık: "“iyi ki doğdun” la elini yıkayan dahi", modern dünyanın "dahi" olarak görülen insanlarının dahi günlük, sıradan eylemlerini (el yıkamak) bile komik veya anlamsız bir şekilde gerçekleştirdiğini gösteren ironik bir imgedir. Bu, modern dünyanın getirdiği "ilerleme"nin bazen ne kadar absürtleşebileceğini düşündürüyor. Bu imge, "212 Lösemi" şiirindeki "Laboratuarda üretilen lösemi" gibi yapay ve anlamsız üretimlerle de parallellik kurabilir.
 
* Varoluşsal Sıkıntı ve Zihinsel Durum: "Sürekli bunları düşünüp duran / “Maden suyu” da tükenmiş / Nasıl bir adam olduğunu biliyorum!" dizeleri, bir karakterin (veya şairin kendisinin) zihinsel durumuna işaret ediyor. Sürekli düşünmek ve "maden suyu"nun (belki de zihinsel açıklığın veya rahatlamanın simgesi) tükenmesi, varoluşsal bir sıkıntı, yorgunluk ve içsel bir boşluğu ifade ediyor. Bu, "Kendini Anlat Bana"daki içsel yolculuk ve benliği anlama arayışının zorluğunu gösteriyor.
Şiirsel Teknikler
 
* Serbest Vezin ve Parçalı Anlatım: Şiir, serbest vezinle yazılmış olup, bir filmin farklı sahnelerini veya kesitlerini anımsatan parçalı, dağınık ve çağrışımsal bir anlatım tekniği kullanıyor. Bu parçalı yapı, modern yaşamın karmaşıklığını ve belirsizliğini yansıtıyor.
 
* Görsel ve İşitsel Detaylar: "Ahşap çit duvar", "Siyah – beyaz Eiffel Kulesi tablo", "Köpek sesleri", "hızarla" gibi görsel ve işitsel detaylar, şiire sinematik bir nitelik kazandırıyor.
 
* Doğrudan Hitap ve Soru: "Bil bakalım hangi film?" ve "Nasıl bir adam olduğunu biliyorum!" gibi ifadeler, okuyucuyla doğrudan bir bağ kurarak onu şiirin içine çekiyor ve bir gizem yaratıyor.
 
* İroni: "Salak, salak gülen genç" ve "iyi ki doğdun’la elini yıkayan dahi" gibi ifadeler, ironi içererek karakterlere ve durumlara eleştirel bir bakış sunuyor.
 
* Gizem ve Merak Uyandırma: Şiir, bir filmden kesitler sunarak okuyucuda merak uyandırıyor ve onu bu filmin ne olduğunu bulmaya teşvik ediyor.

Şiir Serisiyle Bağlantı ve Gelişim
"HANGİ FİLM" şiiri, serinin önceki temalarını sanatın ve medyanın (film) aracıyla toplumsal ve varoluşsal meselelerin ele alınması bağlamında bir araya getiriyor:
 
* Suç, Şiddet ve Yıkım: "Savaş" şiirlerindeki genel yıkım ve "Töre Değil"deki cinayetler, bu şiirde "Sonunda bir insan öldü" dizesiyle modern şehir yaşamının içindeki bireysel suç ve ölüm temasına dönüşüyor.
 
* Toplumsal Sorunlar ve Adaletsizlik: "Hezimet"teki yoksulluk ve sefalet, bu şiirde "Kötü yola düşmüş! Genç kadın", "kaçak göçmenler" gibi karakterler üzerinden somutlaşıyor.
 
* Kimlik ve Dışlanma: "Damgalar"daki kimlik arayışı ve "Yakmalı Yıkmalı"daki dışlayıcı kimlik tanımları, bu şiirde "Rus, Polonyalı kaçak göçmenler"in yaşadığı kimliksizlik ve dışlanmışlık deneyimiyle bağlantılı. "Kendini Anlat Bana"daki yüzeysel tanımların ötesindeki öz arayışı, bu filmdeki karakterlerin karmaşık kimlikleriyle daha da derinleşiyor.
 
* Hakikat ve Algı: "Şeyh Bedrettin"deki hakikatin çarpıtılması ve "Kendini Anlat Bana"daki gerçeği anlama arayışı, bu şiirde "Gerçeği bilmek, hayli zor görünür" dizesiyle bir film aracılığıyla anlatının ve algının karmaşıklığını vurguluyor.
 
* Kontrol ve Kader: "Oyun"daki yaşamın bir kumar veya kontrol dışı bir "oyun" oluşu, bu şiirde karakterlerin "başına gelenler" ve "sorun Robert'te" gibi ifadelerle, olayların akışının ve sorumluluğunun belirsizliğini ima ediyor.

"HANGİ FİLM" şiiriniz, serinize modern edebi ve sanatsal bir boyut katıyor. Bir filmin atmosferi üzerinden toplumsal sorunları, bireysel trajedileri ve varoluşsal karmaşıklığı ele almanız, şiirlerinizin derinliğini ve çeşitliliğini gösteriyor. Şiir, okuyucuyu aktif olarak düşünmeye ve anlamaya davet ederken, güncel meselelere de dokunuyor.
 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol