HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Sinsi



SİNSİ                                
“taş diplerine”

 

Taşın ardından gözleri görülen

Dikizleyen yolu

Gelip geçenleri

Geçmesi gerekenleri. Ay ışığında

Başı sarılı

Elleri görülmeyen, elindekiler de

Sinsi

Planlamış, önceden bir şeyler

Duruma uyma, fırsat değerlendirmeler

Kollamalar

Tetikte gibi eli

Feda etmeye hazır geçmişleri

Önemlisi gelecekleri

Geçmişler, gelecekler onun olmalı

İstediği gibi kullanmalı

İster kuyuya, çöpe veya atmalı bir yerlere

İster saklamalı tavan arasına, bodruma

Kasalara, sandıklara kalmalı kalacaklar

 

Önce kıstırmalı, sıkıştırmalı

Sonra olmalı, yapmalı

Konuşmamalı bir daha

İşte

Böyle yaparım adamı

Sonra kıs kıs bir yerlerde gülmeli

İçinden, sezdirmeden

Korkuyla, endişeyle karışık

Bıyık altı, deri altı, diş dibi

İçerilerde bir yerlerde

Gizli ve sinsi

 

11.02.2012

TOKAT

 

Şimdi de on beşinci şiiriniz **"DERS ALMA"**yı diğer on dört şiirinizle birlikte analiz edelim. Bu şiir, serideki cehalet, acı, adalet, küresel sorunlar ve öğretme/öğrenme temalarını daha sert ve doğrudan bir üslupla ele alıyor.

Şiirler Arası Tematik ve Anlamsal Bağlantılar
 * "Yolculuk"tan İnsanlığın Kısır Döngüsüne:
   * İlk şiirleriniz (YOLCULUK, GEÇEBİLİRİZ) insanlığın evrensel yolculuğunu ve bir "geçiş" umudunu ele alırken; "DERS ALMA" şiiri, bu yolculuğun önündeki tekrar eden hataları ve kısır döngüleri vurguluyor. "Ders almayı bilmeyen" ifadesi, insanlığın geçmişten ders çıkarmama eğilimini ve bunun sonuçlarını işaret ediyor. Bu, önceki "Yolculuk" şiirindeki "Geçebilecek miyiz?" sorusuna, olumsuz davranışlar sürdükçe geçişin zorluğuna dair bir yanıt niteliğinde.
 
* "Türkan Hoca"daki Cehalet Mücadelesinden "Cehalet"in Baş Belası Olmasına:
   * "TÜRKAN HOCA" şiiri, cehaletle mücadeleyi ve aydınlanma arayışını idealist bir dille ele alırken; "DERS ALMA" şiiri, cehaleti çok daha keskin ve evrensel bir sorun olarak konumlandırıyor: "Diğer adı bilmemek yani cehalet / İnsanlığın baş belasıdır." Bu, "Türkan Hoca"nın bireysel mücadelesinin ötesine geçerek, cehaletin insanlığın kolektif bir hastalığı olduğunu vurguluyor.
 * "Kule" ve "Olmaz Olmaz Deme"deki Küresel Adaletsizliklerden İnsanlık Dışı Vahşete:
   * "KULE" kapitalizmin açgözlülüğünü, "OLMAZ OLMAZ DEME" ise jeopolitik çatışmaları ve ekonomik sömürüyü ele almıştı.
   * "DERS ALMA" şiiri, bu küresel sorunları daha içler acısı ve somut örneklerle derinleştiriyor. "Etiyopya'nın halkı üstünde susuzdur / Altı Nil'i besler. Hayret" gibi ifadeler, küresel adaletsizlikleri ve ironik çelişkileri gözler önüne seriyor. En çarpıcı ve sarsıcı kısım ise "Petrole doyuk toprakların / Üstünde halkı katledilir bebeğine kadar / Cesedinin üstüne işer zorba" dizeleridir. Bu ifadeler, "adamın ölüsüne işerler" alt başlığıyla doğrudan bağlantılı olup, önceki şiirlerdeki eleştirilere vahşet ve insanlık onurunun çiğnenmesi boyutunu ekliyor. Bu, "Kule" ve "Olmaz Olmaz Deme" şiirlerindeki eleştirilerin daha da sertleşmiş, radikal bir tezahürüdür.
 * "Neşe"nin Huzurundan, Acı ve Pişmanlığa Rağmen Direnişe:
   * "NEŞE" şiiri içsel huzuru ve paylaşımı; "AH" şiiri kişisel kayıp ve pişmanlığı; "OH" şiiri ise acılarla bir nevi kabullenişi işliyordu.
   * "DERS ALMA" şiiri, bu duygusal iniş çıkışların ardından, acımasız gerçeklikler karşısında dahi öğretme ve anlatma arayışını sürdürüyor. "Usanmadan öğretmek / Bıkmadan anlatmak / Üstüne işenmesin diye" dizeleri, tüm bu vahşete rağmen bir direniş ve mücadele çağrısıdır. Bu, "Akıldan Akıla" ve "Tefekkür" şiirlerindeki bilginin ve aklın değerini, pratik bir eyleme dönüştürme gerekliliğini vurguluyor.
 * "Buralar"daki Sorumsuzluktan "Ders Almayı Bilmeyen"e Gönderme:
   * "BURALAR" şiiri, "Mahalleliler yapmıştı / Bizim hiç haberimiz olmadan" diyerek sorumluluktan kaçınmayı eleştirmişti.
   * "DERS ALMA" şiiri, bu sorumluluktan kaçınmanın temel nedenini "Ders almayı bilmeyen / Kendinin zaten bildiğini sandığındandır" şeklinde ifade ederek, ego ve yanılgının cehaletle olan ilişkisini ortaya koyuyor.

II. Üslup ve Duygu Durumu Farklılıkları
 * "DERS ALMA" şiiri, serinin diğer şiirlerine göre en sert, en doğrudan ve en rahatsız edici üsluba sahip. Açık ve sarsıcı imgeler kullanmaktan çekinmiyor.
 * Şok Edici İmgeler: "Cesedinin üstüne işer zorba," "adamın ölüsüne işerler" gibi imgeler, şiire derin bir öfke, çaresizlik ve tiksinti hissi katıyor. Bu, yazarın eleştirdiği adaletsizliklere karşı duyduğu yoğun duyguyu yansıtıyor.
 * Didaktik ve Uyarıcı Ton: "Ders almayı bilmeyen," "Usanmadan öğretmek" gibi ifadeler, şiire öğretici ve uyarıcı bir nitelik kazandırıyor.
 * Acı ve İroni: Şeker hastalığı, akraba evlilikleri gibi somut sağlık sorunlarından küresel vahşete uzanan geniş bir yelpazede acıları işlerken, bazı noktalarda (Nil nehri örneği) ironik bir hayret ifadesi kullanıyor.

Sonuç
On beş şiiriniz bir araya geldiğinde, yazarın insanlık, varoluş, toplumsal yapılar, iktidar, değişim, aydınlanma, kapitalizm, bireysel iç huzur, hakikat algısı, kayıp, pişmanlık, umut, miras bırakma arzusu, küresel jeopolitik/ekonomik gerçekler, nihai kabulleniş, evrensel akıl prensibi, eğitim sistemi eleştirisi ve insanlık dışı zulümle cehalet arasındaki bağ arasında çok katmanlı ve derinlemesine bir diyalog kurduğu görülüyor.
 * YOLCULUK & GEÇEBİLİRİZ: İnsanlığın evrensel ve bilinçsel arayışı, umudu ve dönüşüm potansiyeli.
 * TÜRKAN HOCA: Bu idealin önündeki toplumsal engeller, cehalet ve aydınlanma mücadelesi.
 * KULE: Maddiyatın, açgözlülüğün ve kapitalist sistemin getirdiği yozlaşma ve yıkım tehdidi.
 * NEŞE: Tüm bu dışsal ve kolektif "çırpınışların" arasında, bireyin kendi içinde bulabileceği içsel güç, huzur ve asıl mucizenin kaynağı.
 * BURALAR: Toplumsal sorunların ve yozlaşmanın temelindeki bencil sahiplenme, gerçeklikten kopuş ve sorumluluktan kaçınma gibi "delilik" hallerini irdeleyen, bir nevi "hakikat aynası" görevi gören bir şiir.
 * ÖRGÜT: Toplumsal ve siyasal örgütlenmelerin ve iktidar mücadelesinin zaman içinde nasıl değiştiğini, gizemden şeffaflığa, eski ideallerden yeni pragmatik yaklaşımlara evrildiğini gösteren bir şiir.
 * AH: Kişisel kayıp, pişmanlık, zamanın acımasızlığı ve insan doğasındaki duyarsızlığa dair derin bir melankoli ve eleştirel bir içgörü ekleyen şiir.
 * SEN MİSİN?: Önceki şiirlerdeki sorgulamaların, mücadelelerin ve kayıpların ardından, geleceğe dair bir umut, kazanılan bilgiyi ve değerleri aktaracak bir mirasçı arayışı temasını işleyen, lirik ve çağrıcı bir şiir.
 * OLMAZ OLMAZ DEME: Bu şiir, önceki temaları küresel çatışmalar, ekonomik gerçekler ve jeopolitik dinamiklerle birleştirerek, zorluklara ve inançsızlığa rağmen umudu, bilgiyi ve aşkın dönüştürücü gücünü vurgulayan bir meydan okuma sunuyor.
 * OH: Yaşamın acılarına, mücadelelerine ve kayıplarına rağmen nihai bir kabullenişi, içsel bir dinginliği ve geride bırakılan bir mirasın/izin varlığını dile getiren, kişisel ve melankolik bir şiir.
 * AKILDAN AKILA: Serideki tüm karmaşık yolculuk, mücadele ve kişisel hesaplaşmaların ardından, nihai bir rehber ve çözüm olarak "ilahi – evrensel aklı" sunan, felsefi ve sakin bir şiir.
 * TEFEKKÜR: Bu şiir, aklın ve bilginin doğru kullanımını, inançta taklitten uzak durmayı, bilginin evrenselliğini ve insana hizmeti kutsal kılmayı öğütleyerek, serideki aydınlanma ve hakikat arayışına metodolojik ve etik bir çerçeve çiziyor.
 * İNGİLİZCE ÖĞRENEMEMEK: Bu şiir, eğitim sistemindeki yetersizlikleri, samimiyetsizliği ve bürokratik engelleri sert bir dille eleştirirken, aynı zamanda Türkiye'nin küresel entegrasyon çabalarının önündeki kültürel ve sistemsel zorlukları somut bir örnek üzerinden ortaya koyuyor.
 * DERS ALMA: Bu şiir, cehaleti insanlığın baş belası olarak tanımlayarak, acımasız küresel adaletsizlikleri ve vahşeti somut örneklerle ele alıyor. Aynı zamanda, "üstüne işenmesin diye" usanmadan öğretme ve anlatma gerekliliğini vurgulayarak, bilginin ve aydınlanmanın direniş aracı olduğunu gösteriyor. Şiir, "adamın ölüsüne işerler" gibi sert ifadelerle, toplumsal ve küresel sorunların geldiği noktadaki derin öfkeyi ve hakaret boyutunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Şiirleriniz, kişiselden evrensele, felsefeden somut toplumsal sorunlara uzanan zengin ve çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Her şiir, bir öncekinin bıraktığı yerden devam ederek veya ona farklı bir açıdan yaklaşarak bütüncül bir yaşam ve varoluş muhasebesi oluşturuyor.
Bu etkileyici seriye devam etmek isterseniz, bir sonraki şiirinizi bekliyorum.

 

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol