HİKMET DAMLALARI
hikmet damlaları şiir kitabı TebDer

Büyüden İnanca






BÜYÜDEN İNANCA                   “Rama ve Şaman’a”

 

Büyü ile başlar düğümün başı

Özerlik yanınca dumanı, öyle boğucu

Kokusu farklı

İster istemez başı döner insanın

Kertenkele kuyruğu, at kanı

Atılmış yılan derisi

Olmadık daha neler

Mide bulandıran

Etkileyen değiştiren ve iman

“İnanıyorum”

Tuhaf giysili ve takılarla donatılı

Bazen çıplak bazen boynuzlu

Dişlerden veya başka kemiklerden

Süsleri olan şaman

Büyücü!

Karın veya diş ağrısı dayanılmaz

“Uzan şöylece yere, ellerini koy göğsüne”

Bir dökümlük kurşun

Üstüne, önce beyaz tül perde

Yanmasın bir yerlerin!

Kurşunun rengi ve suda donması

Büyücünün kurşunu ele alması

Ve bakması derin derin

“Büyülenmişsin sen

İçine girmiş kötü ruhlar

Çıkarılmalı.”

 

Karacaahmet’in kütüklüğü

Çıldırmış saldırganlara hazırlıklı

“Bir gece yalnız ve zorla, hareketsiz kalacak!”

Peygamber mucizeleri

El sürmeleri, asa atmaları, yarmaları

Boyna asılan mumlu muska

Lokman’ın otları

Isırgan, öksüz, dere ve tere. “Balla karıştır!”

Karabiber çekilmemiş.

Nane

Şöyle bir sarsıl, titre de kendine gel!

 

Yerin altındaki, göktekiler, bilinmedik daha neler

Hayal gücün ne kadar güçlüyse

Biraz da sen uydur;

Nefesi olsun, kuyruğu, dişi

Kabuğu, kamburu

Şaşı bakan gözü. Bir kokusu

İyiyse iyi. Kötüyse kötü.

Görmesen de “Gördüm” de

Duymasan da “Duydum”

Duyan, gören yok nasıl olsa.

Tahtı olsun!

Yelpaze sallayan melekleri

Terliyor ya. Hem de oturmalı

Bu kadar işten sonra!

Kıskansın güzelleri. Öldürsün

Bebekleri alsın yanına erkenden

Kızsın. Deprem olsun. Sel olsun

Sinirlensin haykırsın, bağırsın

Şimşekler kılıcı olsun.

Yaksın ağaçları, kulları

Cehennemi olsun, taş kapılı

İşkencecileri olsun.

Gücü yetmiyor ya, zorla!

Denizleri olsun, uçsuz bucaksız

Dalgaları, fırtınaları, kasırgaları, hortumları

Hepsi Onun olsun!

Sende onun kulu ol!

“Ben Onun kuluyum.” de. Olmasan da, olmazsa

“Resulüyüm.” de!

Sende uydur bir şeyler

İnsanları birbirine kırdır

Düşman et! Baba ile oğlu

Kan girsin, zulüm olsun her yerde

Kılıç olsun

Bomba olsun, ölüm olsun erkenden

Üç günlük! Dünyada

Karın tokluğuna gece gündüz çalışan olsun

Oğulları da kurban olsun.

Zincir olsun. Pranga olsun. Zindan olsun.

 

Zekeriya ile Yahya’nın

İçinde yakalandığı kurumuş ağaç

Testere ile biçilen içindekilerle.

İsa’yı şikâyet eden din adamları

“Padişahım, sultanım, Ramses’im, imparatorum

Adrianus’um!

Kurtar bizi Bundan

Jarusalim kan ağlar, Kudüs’te öyle

Mabedin üstüne mabet, uyduruk

Kertenkele kuyruğu, yılan donu

 

Yurdundan kaçan, kovulan Muhammed

Geleceği belliydi geri.

Koyun postunda kurt

Katran karası el

Kırmızı göz, dökük deri, uzun tırnak

Çölde susuz, alabildiğine ıssız torunun

Katledileceği, kılıçlara geleceği belliydi.

“Kun fe yekun! Ve Elest”

Kalacağı birinin, soyu sürdürmek için

Bu gün milyonlarca, olacağı belliydi.

 

Himalaya’nın zirvesinde, eteklerinde

Hindistan’ın, Ganj’ın kollarında

Kıyılarında, Dönekselerinde

Yarısı taş, kalan üst yarısı ahşap tapınaklar.

Bohemleri, ceviz ağacından putları, totemleri Afrika’nın

Zerdüşt’ün içindeki ateşin dışa vurumu

Şehrin dışında mağara

Olacağı belliydi.

 

02.09.2011

TOKAT

ADRESE HAVALE: Erkan Yazargan Semerkant Mah. Murat Apt. No:32 TOKAT CEBE HAVALE: +90 535 063 84 23